Marissa, oğlu Milo’yu okuldan sonra yeni bir arkadaşının evine, sıradan bir oyun randevusuna bırakır. Akşam olduğunda oğlunu almak için kapıyı çaldığında ise zaman durur. Kapıyı açan kadın, Marissa’yı daha önce hiç görmemiştir; dahası evde Milo adında bir çocuk yoktur.
Oğlunun hiçliğe karıştığını fark eden Marissa, panik ve çaresizlik içinde zamana karşı amansız bir yarışa girer. Ancak bu arayış, sadece Milo’yu bulma çabası değil; yaşadığı mahallenin, en yakın dostlarının ve hatta kendi geçmişinin karanlık dehlizlerine yapılan sarsıcı bir yolculuktur. Herkesin bir şeyler sakladığı bu küçük toplulukta, "mükemmel" maskeler düştükçe suçluyu bulmak imkansız bir hal alır.