Dokuz yolcusu olan küçük bir nakliye uçağı, beklenmedik bir arıza sonucu Meksika’nın uçsuz bucaksız ormanlarına düşer. Mucizevi bir şekilde uçaktaki herkes kazadan sağ kurtulmayı başarır. Ancak sevinçleri çok kısa sürer; çünkü asıl kâbus kaza anında değil, kazadan sonra başlar. Hayatta kalanlar, birbiri ardına tuhaf ve korkunç şekillerde ölmeye başladıkça, aralarında görünmeyen bir düşmanın olduğunu fark ederler.
Açıklanamayan bir nedenle birileri onların ölmesini istemektedir. Kavurucu sıcak, yiyecek kıtlığı ve ormanın tehlikeleriyle boğuşan grup, zamanla en büyük tehlikenin yanlarındaki "arkadaşları" olabileceğini anlar. Hikâye, karakterlerin geçmişlerini aydınlatan geri dönüşlerle (flashback) ilerlerken, ortam giderek daha gergin ve klostrofobik bir hal alır. Herkesin birbirini suçladığı bu ölümcül oyunda, gerçek katil ortaya çıkana kadar kimse güvende değildir.