Taiza Kujo, sıradan bir avukat değildir. O, sokak serserilerinden acımasız Yakuza liderlerine kadar toplumun dışladığı ve "en kötü" olarak damgaladığı bireyleri savunmak için hukukun açıklarını ustalıkla kullanır. Kujo için hukuk bir ahlak terazisi değil, bir araçtır. Ancak onun bu tartışmalı yöntemleri ve etik anlayışı, meslektaşı avukat Karasuma’nın derin şüphelerini uyandırır. Karasuma, adaletin bu kadar karanlık ellere hizmet edip edemeyeceğini sorgularken, ikili arasındaki gerilim modern toplumun çürümüş yüzünü de ortaya çıkarır.