Rosie, eşi Adam ve küçük kızıyla birlikte dış dünyaya tamamen kapalı, katı kuralları olan bir Hristiyan topluluğunda yaşamaktadır. Görünüşte huzurlu olan bu hayat, Rosie’nin firari bir mahkûm olan Sam ile tanışmasıyla bir anda altüst olur. Sam’in gelişi, Rosie’nin yıllardır içinde yaşadığı bu gizemli tarikatın kısıtlayıcı duvarlarını ve aslında ne kadar büyük bir baskı altında olduğunu fark etmesini sağlar. Kendi evliliğindeki sorunlar da bir bir ortaya çıkarken, Sam onun için adeta bir özgürlük kapısı ve kurtarıcıya dönüşür.