1943 yılının dondurucu soğuğunda, Doğu Cephesi’nde geçen Der Tiger, savaşın sadece cephe hattında değil, insan zihninin derinliklerinde verdiği tahribatı konu alıyor.
Beş kişilik bir Alman tank mürettebatı, efsanevi Tiger tankıyla düşman hatlarının çok gerisine, gizli ve tehlikeli bir görev için gönderilir. Ancak bu yolculuk sadece fiziksel bir ilerleyişten ibaret değildir.
Mürettebat, Wehrmacht tarafından askerlere dağıtılan uyarıcı ilaçların etkisi altında, gerçeklikle bağlarını yavaş yavaş yitirmeye başlar. Çelikten bir canavarın içinde, uykusuzluk ve halüsinasyonlarla boğuşan askerler için düşman sadece dışarıda değil, tankın dar koridorlarındadır. Savaşın ahlaki çöküşü ve "karanlığın kalbine" yapılan bu yolculukta, mürettebat hayatta kalmak için hem Sovyet birlikleriyle hem de kendi içlerindeki vicdan azabıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır.