New York metrosunda yolculuk yapan iyi eğitimli, nazik ve kendi halinde bir siyahi genç olan Clay (André Holland), trende Lula (Kate Mara) adında gizemli ve çekici bir beyaz kadınla tanışır. Lula, Clay ile flört etmeye başlar ancak bu masum görünen başlangıç, kısa sürede Lula’nın provokatif soruları ve Clay’in kimliğini, sınıfını ve ırkını hedef alan sert saldırılarıyla tekinsiz bir boyuta ulaşır. Raylar üzerinde hızla ilerleyen bu kapalı alanda, ikili arasındaki gerilim tırmandıkça; maskeler düşer, gizli öfkeler patlak verir ve masum bir sohbet, toplumsal önyargıların kanlı bir yansımasına dönüşür.