John Verney, hayatın yükü altında ezilmiş, emekliliğini bekleyen yorgun bir Londra dedektifidir. Şehrin ışıltılı caddelerinin ardındaki karanlık yeraltı dünyası, son dönemde eşi benzeri görülmemiş bir vahşete sahne olmaktadır. Ancak bu cinayetlerin arkasında sıradan suçlular değil, yüzlerinde ürkütücü maskeleriyle kadim bir Veba Doktorları tarikatı vardır.
Emniyet teşkilatının üst kademeleri, sokaklardaki bu kan banyosunu basit bir "çete çatışması" olarak nitelendirip örtbas etmeye çalışır. Fakat Verney, kurbanların bedenlerindeki ritüelistik işaretleri gördüğünde bunun çok daha büyük bir yapının parçası olduğunu anlar. Dedektifin takıntılı araştırması, onu modern Londra’nın altından alıp 1888 yılının sisli sokaklarına, tarihin en ünlü katili Jack the Ripper (Karındeşen Jack) cinayetlerine kadar götürür.
Verney, Karındeşen Jack’in aslında bu gizli tarikatın bir üyesi olduğunu ve yüz yılı aşkın süredir devam eden bir komployu korumak için öldürdüğünü keşfeder. Ancak gerçeklere yaklaştıkça, sadece kendi hayatı değil, ailesinin güvenliği de pamuk ipliğine bağlanır. Artık sadece bir katili değil, zamana ve yasalara hükmeden gizli bir orduyu karşısına almıştır.