Theo (Ron Perlman), ömrünün büyük bir kısmını savaş meydanlarında bırakmış, yorgun bir eski ABD askeridir. Artık tek istediği huzur bulmaktır ancak zihni sürekli geçmişin daha güzel günlerine ait hayallerle doludur. Theo’nun bu monoton ve melankolik hayatındaki tek sığınağı, her hafta düzenli olarak bir araya geldiği Olga (Natti Natasha) adındaki bir hayat kadınıdır.
Theo ile Olga arasındaki bağ, alışılagelmişin çok dışındadır. Theo, Olga’ya her hafta sadece onunla konuşmak için para öder. Bu görüşmelerde eski asker; kim olduğunu, hayatının nasıl bu noktaya geldiğini ve farklı seçimler yapsaydı neler olabileceğini Olga’ya anlatır. Olga, Theo’nun parçalanmış ruhu için bir sırdaş ve geçmişe açılan bir kapı haline gelir.
Ancak bu kırılgan huzur, Olga’nın vahşice öldürülmesiyle yerle bir olur. En yakın bağını kaybeden Theo, hayallerinden uyanır ve eski askeri becerilerini yeniden kuşanarak karanlık bir intikam yolculuğuna çıkar. Theo’nun arkasında bıraktığı kanlı izler, çok geçmeden alkol bağımlılığıyla mücadele eden polis müfettişi Iborra ile buz gibi bir disipline sahip kiralık katil Herod'un dikkatini çeker. Artık Theo için sadece katilleri bulmak değil, bu iki tehlikeli adamdan sıyrılmak da hayati bir mesele haline gelmiştir.