Olcay, ilişkilerinde sürekli terk edilmekten yorulmuş, aşka olan inancını kaybetmek üzere olan genç bir kadındır. Sinan ise evlilik arifesinde olmasına rağmen ciddi bir bağlılıktan korkan, hayatı hafife alan bir adamdır.
Kaderin cilvesiyle bu iki farklı ruh karşılaşır ve aralarında beklenmedik, tutkulu bir aşk filizlenir. Sinan, Olcay sayesinde bağlanma korkusunu yenerken, Olcay da aradığı gerçek sevgiyi bulduğuna inanır. Her şey masal gibi başlar; ancak bu mutluluk uzun sürmez.
Olcay'a erken yaşta Alzheimer teşhisi konulur. Olcay'ın zihni yavaş yavaş anıları silmeye başlarken, Sinan en zorlu sınavıyla yüzleşir: Sevdiği kadın onu unutsa bile, o bu aşkı tek başına hatırlamaya ve yaşatmaya devam edebilecek midir?