Kırsal kesimdeki sakin yılların ardından, bekar bir anne ve iki kızı ekonomik zorluklar nedeniyle Taipei'nin hareketli atmosferine geri dönmek zorunda kalır. Aile, geçimlerini sağlamak ve bir arada kalabilmek için şehrin kaotik gece pazarında bir tezgah açarak hayata tutunmaya çalışır.
Ancak ailenin tek mücadelesi bu yeni hayata uyum sağlamak değildir. Geleneklerine sıkı sıkıya bağlı otoriter büyükbaba, solak olan en küçük torununun "şeytan elini" kullanmasını yasaklar. Bu batıl inanç temelli baskı, sadece küçük kızı etkilemekle kalmaz; kuşaklar arası bir çatışmayı ateşleyerek, ailenin geçmişine gömülü, üç nesli ilgilendiren sarsıcı sırların gün yüzüne çıkmasına neden olur.