Film, evladını kaybetmenin yarattığı derin boşlukla başa çıkmaya çalışan bir annenin, umutla delilik arasındaki o ince çizgide verdiği sarsıcı mücadeleyi konu alıyor.
Acılı anne, kaybettiği çocuğuna yeniden kavuşabilmek için her şeyi göze alarak son bir çareye başvurur: Şehirden uzak, ıssız ve terk edilmiş bir villada tek başına yaşayan genç bir ritüelciden yardım ister. Ancak başlatılan bu gizli diriliş ayini, sadece ölenleri geri çağırmakla kalmaz; aynı zamanda zihnin en karanlık köşelerinde saklanan bastırılmış korkuları ve kadim, karanlık güçleri de uyandırır.
Ayin ilerledikçe, villanın duvarları arasındaki gerçeklik bükülmeye, zaman ve mekân algısı kaybolmaya başlar. Başlangıçta huzur arayan bu kederli yolculuk, gecenin ilerleyen saatlerinde kontrol edilemez bir kâbusa ve nefes kesen bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür.