12 yaşındaki Nanning, ailesiyle birlikte savaştan kaçarak Kuzey Denizi’ndeki Amrum adasına sığınır. Hamburg’daki evleri bombalanmış, babası ise esir düşmüştür. Savaşın bitmesiyle birlikte Nanning’in hayatı daha da zorlaşır. Çünkü annesi, inandığı her şeyi (Nazi yönetimini) kaybettiği için derin bir mutsuzluğa gömülür ve dünyayla bağını keser.
Küçük Nanning, hem açlıkla hem de yalnızlıkla savaşmak zorundadır. Bir yandan hayatta kalmak için yiyecek bulmaya çalışırken, bir yandan da içine kapanan annesine bakar. Ancak adadaki insanlar, Nanning’in ailesinin geçmişteki fikirlerini bildikleri için ona mesafeli davranırlar. Nanning, kendisinin seçmediği bir geçmişin yükünü omuzlarında taşıyarak büyümeye çalışır.