Çok sevdiği birini kaybeden ve büyük bir acı çeken genç bir kadın, biraz huzur bulmak ve kafasını dinlemek için Avustralya’nın kimsenin olmadığı ıssız topraklarına gider. Tek amacı doğada yalnız kalıp yaralarını sarmaktır.
Ancak bu sessiz kaçış, kısa sürede korkunç bir kâbusa döner. Issızlığın ortasında karşısına acımasız bir katil çıkar. Kadın, yardım isteyecek kimsenin olmadığı bu vahşi doğada, sadece zekâsını ve hayatta kalma içgüdülerini kullanarak bu avcıdan kurtulmak zorundadır. Artık üzülmeye vakti yoktur; yaşamak için savaşmak zorundadır.