Tamer, sıradan bir günde yola aniden çıkan birine çarpmamak için direksiyonu kırar ve o an hayatı kararır. Bu korkunç kazada eşini ve kızını kaybeder; kendisi de artık yürüyemez hale gelerek tekerlekli sandalyeye mahkûm olur. Hayata dair tüm umudunu yitiren Tamer, kendini dünyadan soyutlar.
Derken yolu Safa ile kesişir. Safa, çevresindekilerin pek anlamadığı ama dünyayı çok saf bir gözle gören, Asperger sendromlu bir hamaldır. Safa'nın sürekli özür dileme çabası ve Tamer’in peşini bırakmayan inadı, başlangıçta Tamer'i rahatsız etse de zamanla her şeyi değiştirir.
Biri bedensel engeliyle, diğeri ise zihnindeki farklılıklarla toplumdan dışlanmış olan bu iki yalnız adam, el ele vererek yeniden hayata tutunmayı başarır.