Johanne, hayatında ilk kez gerçek aşkın ne olduğunu hisseder. Kalbini kaptırdığı kişi ise kendi öğretmenidir. Bu yoğun ve karmaşık duygular içinde boğulmamak için her anını, her hissini özenle günlüğüne yazar. Johanne için bu sadece bir günlük değil, iç dünyasının en samimi dışavurumudur.
Ancak bu gizli yazılar, annesi ve büyükannesi tarafından tesadüfen okunduğunda evde fırtınalar kopar. İlk başta Johanne'nin kaleminden dökülen son derece samimi ve cesur ifadeler karşısında şok olan iki kadın, çok geçmeden bu satırların arkasındaki büyük edebi potansiyeli fark ederler. Bu yazıların bir kitaba dönüşme ihtimali tartışılırken; Johanne, annesi ve büyükannesi kendilerini aşk, cinsellik ve kadınlık üzerine derin bir hesaplaşmanın içinde bulurlar.