Greg, hayatı altüst olmuş bir adamdır; yeni boşanmış ve tam da o gün işinden kovulmuştur. Tam her şeyin bittiğini düşündüğü anda, bir barda gizemli ve evsiz bir kadın olan Isabel ile tanışır. Isabel, Greg’e şok edici bir iddiada bulunur. İçinde yaşadıkları bu kirli, yozlaşmış ve zorlu dünya aslında gerçek değildir. Ona göre bu dünya, insanların "gerçek" dünyadaki mutluluğun değerini anlaması için yaratılmış bir simülasyondur.
Isabel’in yardımıyla "gerçekliği" kristaller aracılığıyla manipüle etmeye başlayan Greg, zamanla iki farklı dünya arasında gidip gelmeye başlar. Bir yanda acı dolu, fakir bir hayat; diğer yanda ise teknolojinin zirve yaptığı, cennet gibi bir gelecek... Ancak bu geçişler sıklaştıkça Greg hangi dünyanın gerçek, hangisinin hayal olduğunu ayırt edememeye başlar.