Dünyayı sarsan büyük bir salgın, insanlığın çoğunu silip süpürmüş; geride ise sadece harabeler ve "Reapers" adı verilen acımasız yağmacılar kalmıştır. Karısı dahil tüm sevdiklerini kaybeden Hig, bu ıssız dünyada hayata tutunmaya çalışan yalnız bir pilottur. En yakın dostu olan köpeğiyle birlikte, terk edilmiş küçük bir havaalanının hangarında yaşamaktadır. Tek komşusu ise kapısında her an tetikte bekleyen, silahlı ve mesafeli bir eski askerdir.
Hig'in tek kaçış yolu, 1956 model emektar Cessna uçağıdır. Bazen bu uçakla havalanıp balık tutmaya giderken, motorun gürültüsü eşliğinde dünyanın hâlâ eskisi gibi güzel olduğunu hayal eder. Ancak bir gün, uçağın telsizinden gelen cılız ve gizemli bir ses Hig'in tüm dünyasını değiştirir. Bu ses, ufkun ötesinde daha iyi bir hayatın, gerçek bir topluluğun var olabileceğine dair bir umut fısıltısıdır.
Hig için artık kritik bir dönemeç başlamıştır: Ya hangarının güvenli ama sessiz yalnızlığında bekleyecek ya da elindeki kısıtlı yakıtla o cılız sesin peşinden bilinmezliğe doğru kanat açacaktır.