Kızlarını trajik bir şekilde kaybettikten sonra hayata tutunmaya çalışan Nicole ve Sebastian, şehrin gürültüsünden kaçarak Venezuela’nın uçsuz bucaksız ve izole bir çiftliğine yerleşir. Bu yeni başlangıcın onlara huzur getireceğini umarlar; ancak bu sessiz coğrafya, beklediklerinden çok daha karanlık bir sırrı barındırmaktadır.
Çiftlikteki ilk gecelerinden itibaren duyulmaya başlayan, nereden geldiği belli olmayan ve ritmik bir şekilde tekrarlanan tiz ıslık sesi, Nicole ve Sebastian’ın psikolojisini zorlamaya başlar. Çevredeki yerel halkın ürkek bakışları ve evlerinin etrafında yaşanan tuhaflıklar, bu huzurlu kaçışı adım adım bir kabusa sürükler. Dış dünyadan tamamen kopuk olan bu ıssız yerde, Nicole ve Sebastian sadece yaslarıyla değil, onları karanlığın içinden izleyen kadim bir korkuyla da yüzleşmek zorunda kalacaktır.